Birlik Ruhunu Diri Tutmak

Hasan İLHAN

Birlik Ruhunu Diri Tutmak

Parçalanarak Değil, Kenetlenerek Büyümek
Günden güne bireyselleşen, "ben" merkezli bir dünyanın girdabına kapıldığımız şu günlerde, İslam’ın bize fısıldadığı en güçlü hakikatlerden birini ihmal ediyoruz: Birlik olmak. Oysa İslam, sadece bireysel bir ibadet manzumesi değil; safları sıkı tutmayı, komşusu açken tok yatmamayı ve bir vücudun azaları gibi birbirinin acısını hissetmeyi emreden bir "birlik" nizamıdır.
Bir Binanın Tuğlaları Gibi
Efendimiz (s.a.v.), müminlerin birbirine olan bağlılığını şu muazzam teşbihle anlatır: "Müminler birbirine karşı, parçaları birbirini bağlayıp tahkim eden bir bina gibidir." Peki, biz bugün bu binanın neresindeyiz? Her birimiz kendi dünyamıza bir tuğla mı koyuyoruz, yoksa farkında olmadan binanın temellerini mi sarsıyoruz? Birlik ruhu; sadece bayramlarda veya ortak acılarda hatırlanan bir duygu olmamalı; sokağımızda, iş yerimizde ve en önemlisi niyetlerimizde diri tutulmalıdır.
Tefrikayı Değil, Rahmeti Seçmek
Kur’an-ı Kerim bizi çok net bir dille uyarır: "Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin." (Âl-i İmrân, 103).
Birlik ruhunu diri tutmanın yolu, farklılıklarımızı birer zenginlik olarak görmekten geçer.Mezhep, Meşrep, fikir veya yöntem ayrılıklarını birer "tefrika" sebebine dönüştürmek, aslında kendi gücümüzü zayıflatmaktır. Oysa rahmet, cemaatte ve birlikte hareket etmededir.
Bugün Ne Yapmalı?
Birlik ruhunu sadece teoride bırakmamak için pratik adımlara ihtiyacımız var:
Hüsn-ü Zan: Müslüman kardeşimiz hakkında kötü düşünmek yerine, her zaman hayrı ve güzelliği esas almalıyız.
Diğergâmlık: Kendi menfaatimiz kadar, toplumun ve ümmetin maslahatını da gözetmeliyiz.
Vahdet Dili: Bölücü ve kırıcı bir dil yerine; birleştirici, onarıcı ve merhamet dolu bir üslup benimsemeliyiz.
Sonuç olarak;
Birlik ruhu, bir toplumun bağışıklık sistemidir. Bu sistem çökerse, her türlü dış müdahale ve fitne bünyeyi esir alır. Bugün coğrafyamızda yaşanan acıların reçetesi de yine aynı adreste gizlidir: Bir olmak, iri olmak, diri olmak.
Bu gün Gazze'de ve coğrafyamızda yaşanan acıların sürekliliği de bizim parçalanmışlığımız sebebiyledir.Bunlardan ders almayıp kendi menfaatlerini herşeyin önünde tutarak en ufak bir çıkar için eğilmek İslami bir tavır olamaz.Saflarımızda bulunan gözlerini mal hırsı bürümüş çürük insanlarla yol almak bize güç vermiyor ilk fırsatta İslami kardeşlik ve birlikte yol alma fikri terk edilip fitne ateşini yakıyorlar Ben haklyım bulunmaz Hint kumaşıyım vazgeçilmezim psikolojisiyle hareket ediyoruz Şunu unutmayın mezarlıklar ben olmasam hiçbir şey olmaz diyenler ile doludur.Dava bize muhtaç değil kaybeden biz  fertleşenler oluruz.İsrailin satın aldığı ajanların derdi de para pul değil mi? Saflarda bulunan insanların Kurşunla kaynatılan binalar gibi sağlam durması elzemdir.
Unutmayalım ki; biz bir aradayken sadece daha güçlü değil, aynı zamanda daha "tam"ız.
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez."
— Mehmet Akif Ersoy

Hasan İlhan / Alanya