Eğitim Sahasında Yeni Bir Soluk: Davet Modelimiz ve Gönüllülük Esası

Hasan İLHAN

Eğitim Sahasında Yeni Bir Soluk: Davet Modelimiz ve Gönüllülük Esası

Bizler Müslümanız , Müslüman bir öğretmen için Eğitim kurumları, sadece bilginin aktarıldığı mekanlar değil, aynı zamanda değerlerin inşa edildiği ve gençlerin şahsiyet kazandığı birer "davet" alanıdır. Bugün, okullarımızda yürüttüğümüz çalışmaların niteliğini artırmak adına uyguladığımız modelleri ve bu modellerin ruhunu oluşturan gönüllülük üzerine biraz derdi ve davası olan kardeşlerimizi bir şeyler yapmaya davet ediyorum.

 Yaşayan Bir Davet Modeli: "Hâl Dili ile Tebliğ"
Okullarımızda uyguladığımız davet yöntemi, sadece sözlü bir çağrıdan ibaret olmamalıdır. Bizim modelimiz, "örneklik üzerinden ilgi uyandırma" esasına dayanmalıdır. Gençlere doğrudan "Doğru yola gelin" demek yerine, içinde bulunmak isteyecekleri bir iklim oluşturmayı hedeflemeliyiz.

Güzel Bir Örneklik: Aile ve işyeri ziyareti yapmak.
Geçtiğimiz dönemlerde, dersine girdiğimiz bir çok öğrencimizle gerçekleştirdiğimiz "Bire bir Sohbetlerde " hocam acı tatlı iyi günlerimizde kötü günlerimizde bizzat evimize kadar gelip yaptığınız ziyaretler ve o hoş sohbetler unutulacak gibi değil demeleri buna en iyi örnektir. Hiçbir resmiyetin olmadığı, sadece iyiliğin konuşuldu bu ortamlarda, başlangıçta mesafeli duran bir çok öğrencimizin, ortamdaki samimiyetten etkilenerek düğününe cenazesine bizi çağırması ve bizim gidip onlarla hem hal olmamız"Ben bugüne kadar böyle bir öğretmen görmedim?" diyerek bir çok öğrencinin memnuniyetini belirtmesi, yöntemimizin başarısını kanıtlayan kıymetli bir örnektir.

2. Modelin Analizi: Güçlü, Zayıf ve Özgün Yanlar
Her model gibi, bizim yöntemimizin de geliştirilmeye açık ve parlayan yönleri mevcuttur:
 * Güçlü Yönler: Yatay hiyerarşi sayesinde öğrencilerle kurulan güven bağı ve yerel dinamiklere hızlı adapte olabilme yeteneği mevcut olup öğrencilerin rahatsız olmadan toplumsal sorunları ve dava bilincini dert edinmelerini sağlamaktadır.

 * Zayıf Yönler: Öğrenci sirkülasyonunun yüksek olması nedeniyle kurumsal hafızanın korunmasında yaşanan zorluklar ve teknolojik araçların davet sürecine entegrasyonundaki eksiklikler sebebiyle iletişimi her zaman canlı tutmak mümkün olmuyor.Bazen tüm öğrencileri takip etmenin mümkün olamaması bir dezavantajdır.
 * Özgünlük: Modelimizin en özgün yanı, öğrenciyi sadece bir "muhatap" olarak değil, sürecin bizzat "mimarı" olarak konumlandırmasıdır.Sınıfımza gelen her öğrenci bize emanet edilen bir fidandır.Öğrencilere değer vererek yanlarında olmak ve birçok olayda onların karar mekanizmalarında olması, aidiyet duygusunu en üst seviyeye çıkarmaktadır. Yaptığınız iyilik çalışmalarının öznesi olmak için yarışmaktadırlar.Biz sınıflarımıza ibadet edilen bir mekan bilinci ile girersek , bizden önce abdestsiz derse girmeyen öncü aydın öğretmen modellerini düşünüp rol model olursak gençlerin içinden mutlaka bir karşılık bulacağız. Başkanlığını yürüttüm bir derneğimiz var ve bu dernekte eski birçok öğrencim aktif gönüllü olarak destek vermektedir.

 3. "Gönüllülük ve Sorumluluk": Derse girmek yetmez gönle de girmek gerekiyor.Bir madalyonun İki yüzü
davet sahasında gönüllülük, bir işi "boş vakitlerde yapmak" değil, o işe "vakit adamaktır". Sorumluluk ise bu adanmışlığın disiplinle taçlandırılmasıdır. Topluma yönelik iyilik çalışmalarında bir disiplin ve takip olmadan netice almak fedakarlık yapıp vakit ayırmadan başarı elde etmek mümkün değildir.

Bireysel İçselleştirme ve Süreklilik İçin Neler Yapılmalı?
 * Aidiyet ve Bağlanma: Bireyin karşılıksız sadece uhrevi bir gaye ile iyilik yolunda davet sahasına bağlanması için, yaptığı işin toplumsal faydasını  somut olarak görmesi  ve uhrevi boyuta inanması sağlanmalıdır. "Neden buradayım?" sorusunun cevabı, her sorumluluk üstlenecek katılımcının zihninde net olmalıdır.
 * Eğitim ve Rehberlik: Gönüllülük, başıboşluk demek değildir. Saha çalışmalarında standartların yükseltilmesi için "Davet Adabı" ve "İletişim Teknikleri" gibi periyodik eğitimler verilmelidir. Haftalık ilim meclisleri ve sohbet halkaları bu işin sürekliliğini getirecektir.

 * Geri Bildirim Kültürü: Topluluk standartlarını güçlendirmek adına, yapılan her çalışmadan sonra "Neyi daha iyi yapabilirdik?" sorusu etrafında istişareler yapılmalı ve kurumsal bir denetim mekanizması işletilmelidir.

Sonuç Olarak;
Davet, bir gönül fethetme yolculuğudur. Okullarımızda uyguladığımız modellerin teknik başarısı, içindeki samimiyet ve sorumluluk bilinciyle doğru orantılıdır. Gençlerin sadece bugününe değil, yarınki şahsiyetlerine dokunmak için gayret etmeliyiz.Devletin verdiği maaşla okullarda çalışmak insan kazanmak ve buna azmetmek için yeterli değildir.Yeryüzünde  iyilik için ve uhrevi hayat için çalışmalıyız.Arzın imarı ve neslin ıslahı için yapılacak çalışmalarda taviz vermeden gayetle yürümeye devam etmeliyiz.

Hasan İlhan/ Alanya