GÖRÜNTÜ ÇAĞI
İmajın hükmüyle cilalar sürüldü
Suretler büyürken siretler küçüldü.
Gözler alkış, beğeni, şöhretle övüldü,
Nice gönül özünden tavizler verildi.
Marka oldu ölçümüz, Makam’sa en yüce değer,
Ambalaj parladıysa, hakikat gölgede kalıp biter.
Görünmek var olmak sanıldıysa eğer,
İnsan kaybolur kendi görüntüsünde siner.
Allah suretimize bakmaz, kalbimize bakar,
Amelimiz söyler kim olduğumuzu açıklar.
Güzellik geçicidir, ömür kalır misafir kadar.
Takva yaşatır ve insanın onurunu paklar.
Jestler, pozlar, renkler, cilalı yüzler,
Maskeler çoğaldı, insan hakikati gizler.
Gösteri çağında gösterilip tüketilen özler,
İçindeki güzellikler solup insan tökezler.
Çağın rüzgârında köksüz kalıp savrulma,
Özünü kaybedip surete aldanma.
Gözlerin gördüğü her şeyi hakikat sanma,
Görünene aldanıp görünmeze hazırlıksız kalma.
Ahlak dibe vurup gerçek hedef tarz sanıldığında,
Farzın önüne stil seçilip kuş gibi yolunduğunda
Tesettür bile vitrin malı yerine konulduğunda,
Sorgula kendini: Nereye varırsın yolun sonunda
Ğurur değil tevazu süslesin bedenini,
Amaç İlgi değildir. Allah rızası için seç elbiseni,
Bir gün bütün aynalar kalkar Sararlar kefeni,
Rabbine ne varır, düşün kaybetme iradeni.
İçini de imar et, yalnız dışında değil gerçek.
Kalbine bir seccade, ruhuna nur gerek.
İnsanların alkışı sadece seni büyüleyecek.
Yarınsa yalnızca Rabbin hükmü verecek.
Maskeler düşecek, renkler solacak,
Markalar, makamlar geride kalacak.
Veride bir kalp, bir amel, bir niyet, olacak
Ve Rabbine sunulan ömür bizi bulacak.
Adımız ne olursa olsun, makamımız bize has
Siret güzelse değerli olacak her nas
Kalb-i selimdir yarına kalan miras,
Ahlakla yükselir insanda varsa ihlas.
Janjanlı dünyanın aldatıcı sesinedir yönelim
Kendimizi kurtarıp artık hakka dönelim.
Göksel olanı görsel olana değişmeyelim,
Hareket edip Rabbanî bir yola girelim.
Çünkü dünya bir sahne, ömür kısa bir imkandır,
Görüntü geçicidir, hakikat ise ebedi olandır.
İnsanlara değil, Allah’a görünmek, gerçek imandır.
Kulun en büyük şerefi, en güzel imtihandır.
Aman ey gönül, imajın esiri olma,
Beğeni uğruna şahsiyetini bozma.
Bir avuç alkışa ebediyeti satma,
Rıza-yı İlahi’den başka yola adım atma.
Ğayet açık artık, çağın tek dersi budur:
Suret değil, Siret; gösterişsiz huydur.
İmajla makamı değil,hedefe sıratı geçmeyi koydur.
Rabbine dön ey insan, uyan,gerçek olan bu toydur.
Nakarat:
Görünmek için değil, hak olmak için,
Yaşamak gerek Allah’ın rızası için.
Suretler değişir, aynalar kalkar,
Kalb-i selim kalır yarınlar için.
İmaj değil, iman; gösteriş değil, ihsan,
Şöhret değil, takva; makam değil insan.
Dünyanın alkışı bir gün unutulur,
Rabbimizin rızası kalır her zaman.
4 Ekim 2026
Hasan İlhan / Alanya