Çocuklukta yürüyüş alışkanlığı kemikleri koruyor

Uzman Dr. Ayşe Yener Güçlü, genç yaşta düzenli yürüyüşün kemik sağlığını desteklediğini ve ilerleyen yaşlarda osteoporoz riskini azaltabileceğini belirtti.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında düzenli yürüyüşün insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Güçlü, yürüyüşün yalnızca günlük fiziksel aktiviteyi artıran bir alışkanlık olmadığını, çocukluk ve gençlik dönemlerinden itibaren sürdürüldüğünde ilerleyen yaşlardaki kemik ve eklem sağlığı açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Düzenli yürüyüşün kalp ve damar sağlığından kan şekeri kontrolüne, kilo yönetiminden ruhsal iyilik haline kadar birçok alanda etkili olduğunu belirten Güçlü, özellikle genç yaşlarda kazanılan hareket alışkanlığının uzun vadeli sağlık açısından önemine işaret etti.

Genç yaşta yürüyüş kemik rezervini destekliyor

Uzm. Dr. Güçlü'nün açıklamasına göre ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde düzenli yürüyüş, kemik mineral yoğunluğunun desteklenmesine katkı sağlıyor.

Yetişkinlik dönemindeki kemik kütlesinin önemli bir bölümünün bu yıllarda kazanılması nedeniyle genç yaşta oluşturulan kemik rezervinin ilerleyen dönemler açısından önem taşıdığı belirtildi.

Güçlü, genç yaşlarda düzenli yürüyüşle desteklenen bu sürecin ilerleyen yaşlarda osteoporoz ve kırık riskinin azalmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Yürüyüşün etkisinin yalnızca kemiklerle sınırlı olmadığını belirten Güçlü, hareketin eklem kıkırdağının beslenmesini desteklediğine de dikkat çekti.

Bu etkinin uzun vadede kireçlenme riskinin azaltılmasına ve eklem hareketliliğinin korunmasına katkı sağlayabileceği kaydedildi.

Yürüyüş kalp ve damar sağlığını da destekliyor

Düzenli tempolu yürüyüşün kalp ve damar sistemi üzerinde de önemli etkileri bulunduğunu belirten Güçlü, kalp kasının güçlenmesine ve damar esnekliğinin artmasına katkı sağladığını söyledi.

Kan basıncının dengelenmesine yardımcı olan yürüyüşün, kötü kolesterol olarak bilinen LDL'nin düşmesine, iyi kolesterol HDL'nin ise yükselmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Güçlü, haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüşün kalp krizi ve inme riskini belirgin şekilde azalttığını belirtti.

Yürüyüşün kan şekeri kontrolünde de önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Güçlü, düzenli fiziksel aktivitenin insülin duyarlılığını artırarak tip 2 diyabet riskini azaltabileceğini kaydetti.

Kilo kontrolü ve ruh sağlığı üzerinde etkili

Düzenli yürüyüşün kilo kontrolüne de katkı sunduğunu belirten Güçlü, özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın azaltılmasına ve metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olduğunu ifade etti.

Yürüyüşün ruhsal etkilerine de değinen Güçlü, fiziksel aktivitenin endorfin salınımını artırdığını belirterek stres, anksiyete ve depresyon belirtilerinin azalmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

Uyku kalitesinin yükselmesi, zihinsel berraklığın ve hafızanın desteklenmesi de yürüyüşün dikkat çekilen etkileri arasında yer aldı.

Orta tempolu yürüyüşün bağışıklık sistemini desteklediğini ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olduğunu belirten Güçlü, düzenli hareketin sindirim sisteminin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Yürüyüş eklem hareketliliğini korumaya yardımcı oluyor

Uzm. Dr. Güçlü, yürüyüşün özellikle diz, kalça ve ayak bileği eklemlerinin hareket açıklığının korunması açısından önemli olduğunu belirtti.

Düzenli ve uygun şekilde yapılan yürüyüşün eklem sertliğini ve sabah tutukluğunu azaltabileceğini ifade eden Güçlü, destekleyici kasların güçlenmesinin de ekleme binen yükün dengelenmesine yardımcı olduğunu söyledi.

Ancak eklem ağrısı bulunan kişilerin yürüyüş sırasında daha dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Güçlü, özellikle ileri kireçlenme, menisküs veya bağ yaralanması gibi durumlarda düz zeminin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Aşırı tempodan ve eğimli ya da zorlayıcı zeminlerden kaçınılması gerektiğini söyleyen Güçlü, uygun ayakkabı kullanımının önemine de dikkat çekti.

Gerektiğinde yürüyüşe hekim kontrolünde başlanması gerektiğini belirten Güçlü, bazı durumlarda eklemi tamamen dinlendirmek yerine doğru şekilde hareket ettirmenin daha faydalı olabileceğini ifade etti.

Yetişkinler için 30 dakikalık yürüyüş önerisi

Yetişkinlere haftanın çoğu günü en az 30 dakika orta tempolu yürüyüş öneren Güçlü, yürüyüşe yeni başlayanların bu süreyi daha küçük bölümlere ayırabileceğini belirtti.

Başlangıç aşamasında günde üç kez 10'ar dakikalık yürüyüşlerin de yeterli olabileceğini ifade eden Güçlü, mümkün olduğunda açık havada ve yeşil alanlarda yürünmesini önerdi.

Doğada yapılan yürüyüşlerin fiziksel hareketin yanı sıra ruhsal açıdan da ek fayda sağlayabileceğini belirten Güçlü, düzenli yürüyüş alışkanlığının günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kronik hastalığı, eklem protezi veya ciddi ağrısı bulunan kişilerin ise yürüyüş programına başlamadan önce hekimlerine danışmaları gerektiğini belirten Güçlü, hareketin kişisel sağlık durumuna uygun şekilde planlanmasının önemini vurguladı.

Çocukluk ve gençlik döneminden itibaren kazanılan düzenli hareket alışkanlığı, böylece yalnızca o dönemin fiziksel aktivitesini değil, ilerleyen yaşlarda kemik, eklem, kas ve denge açısından oluşabilecek ihtiyaçları da destekleyen bir yaşam alışkanlığı olarak öne çıkıyor.

Merkez İçerikleri

Antalya hallerinde domates fiyatı yükseldi
Gadem Taş'ın adı Antalya Adliyesi'nde yaşatılacak
Gülşah Gizem Angı Davasında Dosya Ağır Ceza’ya Gitti
Sahte komiser, 1,5 milyon liralık ziynet eşyası aldı
Altın Portakal’da Sungu Çapan jürileri belli oldu