Antalya’da aşırı terleme şikâyetine dikkat çekildi
Antalya’da sağlık uzmanları, özellikle el ve ayaklarda görülen aşırı terlemenin kişilerin günlük yaşamında sanılandan daha büyük sorunlara yol açabildiğine dikkat çekti.
Toplumda yaklaşık her 100 kişiden 1 ila 3’ünde görülen primer lokalize hiperhidroz, yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak değil, sosyal ilişkilerden iş hayatına kadar uzanan etkileriyle yaşam kalitesini düşürebiliyor.
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz, aşırı terlemenin birçok kişi tarafından basit bir kozmetik problem olarak görüldüğünü ancak sorunun altında sempatik sinir sisteminin normalden fazla çalışmasının bulunabildiğini söyledi.
Tokalaşmaktan kaçınmaya kadar birçok soruna neden olabiliyor
Aşırı terleme yaşayan kişiler, günlük hayatın en sıradan anlarında dahi zorlanabiliyor.
Uzman değerlendirmelerine göre aşırı el terlemesi; tokalaşmaktan kaçınma, yazı yazarken güçlük çekme, elektronik cihazları kullanmada zorluk yaşama ve zamanla özgüven kaybı gibi sorunlara neden olabiliyor.
Özellikle genç yaşlarda başlayan şikâyetler, sosyal çevreyle kurulan ilişkilerden eğitim ve meslek hayatına kadar pek çok alanda kişinin kendisini geri çekmesine yol açabiliyor.
Bu nedenle aşırı terlemenin, yalnızca görünümle ilgili bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
İlk aşamada ilaç, iyontoforez ve botoks uygulanabiliyor
Aşırı terleme tedavisinde hastanın durumuna göre farklı yöntemler tercih edilebiliyor.
İlaç tedavileri, iyontoforez uygulamaları ve botulinum toksin enjeksiyonları, ilk basamakta başvurulabilen seçenekler arasında yer alıyor.
Bu yöntemler birçok hastada olumlu sonuç verebilirken, bazı kişilerde şikâyetlerin devam edebildiği veya tedavilerin etkisinin kalıcı olmayabildiği belirtiliyor.
Bu noktada tedavi seçiminin hastanın şikâyetlerinin yoğunluğu ve yaşam kalitesine etkisi değerlendirilerek uzman hekim tarafından yapılması önem taşıyor.
Kapalı ameliyatla kalıcı sonuç hedefleniyor
İlaç ve diğer tedavilere rağmen şikâyetleri devam eden uygun hastalarda Videoyardımlı Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) yöntemi gündeme gelebiliyor.
Kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyon sırasında göğüs duvarında açılan küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle girilerek aşırı terlemeye neden olan sempatik sinirler hedefleniyor.
Prof. Dr. Gürhan Öz, özellikle avuç içi terlemesinde bu yöntemle yüksek başarı oranlarına ulaşılabildiğini belirtti. Genel anestezi altında yapılan operasyonun çoğunlukla bir saatten kısa sürdüğü, hastaların büyük bölümünde ellerin ameliyatın hemen ardından kurumaya başladığı ifade edildi.
Aşırı terleme yaşam kalitesini düşürmek zorunda değil
Ameliyat sonrasında hastaların aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebildiği ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiği belirtildi.
Ancak her tedavi yönteminde olduğu gibi cerrahi seçeneğin de yalnızca uygun hastalarda, uzman değerlendirmesi sonucunda uygulanması gerekiyor.
Uzmanlar, sosyal yaşamı, eğitim hayatını veya mesleki faaliyetleri etkileyen aşırı el ve ayak terlemesi şikâyeti bulunan kişilerin, sorunu kabullenmek yerine bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini vurguluyor.
Tedaviye rağmen yakınmaları devam eden hastaların, kendileri için en uygun yöntemin belirlenmesi amacıyla göğüs cerrahisi uzmanından destek almasının önem taşıdığı ifade ediliyor.