Antalya’da son günlerde denizde ortaya çıkan yoğun denizanası sürüleri hem balıkçıları hem de sahildeki vatandaşları şaşkına çevirdi.
Poyraz rüzgarı ve ters akıntının etkisiyle Antalya Körfezi’ne sürüklenen dev denizanaları, balıkçı ağlarını doldurarak avcılığı zorlaştırdı.
Bazıları 10 kilograma kadar ulaşan bu dev canlılar, kıyıya vurarak sahil şeridinde de dikkat çekici bir görüntü oluşturdu.
Antalya Körfezi’nde yoğun denizanası geçişi
Son günlerde Antalya açıklarında yapılan gözlemler, denizanalarının alışılmadık derecede yoğun olduğunu ortaya koydu.
Su yüzeyinde ve kıyı hattına yakın bölgelerde sürüler halinde görülen denizanaları, özellikle balıkçıların attığı ağlarda büyük kütleler halinde birikiyor.
Balıkçılar ağlarını denize bıraktıklarında kısa sürede yüzlerce denizanasının ağa dolandığını görünce büyük şaşkınlık yaşıyor.
Yapılan dalışlarda ise neredeyse 5 metrekarelik alanda bir denizanası bulunduğu tespit edildi.
Bu yoğunluk, Antalya Körfezi’nde deniz ekosisteminde geçici bir hareketliliğe işaret ediyor.
Akdeniz’in en büyük denizanalarından biri
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu’na göre körfezde görülen türün bilimsel adı Rhopilema nomadica.
Kızıldeniz kökenli olan bu denizanası türü, Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e ulaşarak bölgede yayılım göstermiş durumda.
Gökoğlu, bu türün Akdeniz’de görülen en büyük denizanalarından biri olduğunu belirterek, bazı bireylerin 10 kilograma kadar ağırlığa ulaşabildiğini ifade ediyor.
Her yıl belirli dönemlerde yaşanan bu geçiş, özellikle rüzgar ve akıntı koşulları uygun olduğunda daha yoğun şekilde görülüyor.
Kıyıya vuran denizanalarına karşı uyarı
Uzmanlar özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, sahilde oynayan çocukların bu canlılara dokunmaması gerektiğini belirterek önemli bir uyarıda bulunuyor.
Denizanasına temas edilmesi halinde ciltte yanma, su toplama ve kabarcık oluşabileceğini söyleyen Gökoğlu, temasın özellikle hassas bölgelerde daha ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade ediyor.
Denizanası parçalarının balıkçılar için de risk oluşturduğu, ağlar çekilirken sıçrayan parçaların yüz ve gözde travmaya neden olabildiği belirtiliyor.
Balıkçılar için ekonomik kayıp
Denizanalarının yoğunluğu yalnızca deniz yüzeyinde dikkat çekici bir manzara oluşturmakla kalmıyor; balıkçılar için ciddi bir sorun haline geliyor.
Ağlara dolanan ağır denizanası kütleleri, hem ağların yırtılmasına neden oluyor hem de balık avını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Uzmanlara göre denizanaları ağların gözlerini tıkayarak avın seçiciliğini azaltıyor.
Trol gibi sürüklenen av araçlarında ise ağın arkasında büyük bir kütle oluştuğu için teknelerin yakıt tüketimi artıyor. Küçük ölçekli kıyı balıkçıları ise ağlarını toplarken uzun süre uğraşmak zorunda kalıyor.
Ekosistem üzerindeki etkileri
Denizanalarının yoğunluğu deniz ekosistemini de etkiliyor. Bu canlıların balık yumurtaları ve larvalarıyla beslenmesi, bazı balık türlerinin üreme döngüsünü olumsuz etkileyebiliyor.
Ancak denizanalarının dallı yapısı, bazı balık yavruları için geçici bir saklanma alanı da oluşturabiliyor.
Buna rağmen uzmanlara göre olumsuz etkiler daha ağır basıyor. Özellikle larva ve yumurtaların tüketilmesi, bazı balık popülasyonlarında azalmaya neden olabiliyor.
Geçiş turizm sezonundan önce tamamlanacak
Bilim insanları bu durumun kalıcı bir istila olmadığını, her yıl belirli dönemlerde yaşanan mevsimsel bir geçiş olduğunu belirtiyor.
Ocak ayının sonlarında başlayan yoğunluğun Nisan sonu – Mayıs başı gibi sona ermesi bekleniyor.
Bu nedenle turizm ve plaj sezonunun başladığı dönemde denizanası yoğunluğunun büyük ölçüde ortadan kalkacağı ifade ediliyor.
Uzmanlar şu anda denize girenler için ciddi bir risk olmadığını, ancak kıyıya vuran denizanalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.