Antalya’da kamuoyunun yakından takip ettiği rüşvet ve yolsuzluk davası, yeniden görülen duruşmayla birlikte adeta şehrin gündemine oturdu.
Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 sanık bir kez daha hakim karşısına çıktı.
Duruşma salonunda yalnızca hukuki bir süreç değil, aynı zamanda yıllara yayılan iddiaların gölgesinde şekillenen bir atmosfer hakimdi.
Tanık ifadeleri davanın seyrini etkiliyor
Duruşmada söz alan “suçtan zarar gören” sıfatındaki isimlerin ifadeleri, dosyanın en dikkat çekici kısmını oluşturdu.
İş insanları ve müteahhitler, belediye ile yürüttükleri işlerde çeşitli ödemeler yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürdü.
Bir tanık, “Hakkedişlerimi alamayacağımı düşündüğüm için ödeme yaptım” derken, bir diğeri ise lüks saat alımıyla ilgili baskı gördüğünü iddia etti.
Başka bir ifade ise daha çarpıcıydı: “Daire verilmeden iskan alamayacağımız söylendi.” Bu sözler, duruşma salonunda sessizliği derinleştiren anlardan biri oldu.
702 sayfalık iddianamede 26 ayrı iddia
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsamlı iddianamede, belediyedeki işlemler ve mali hareketler mercek altına alındı.
702 sayfadan oluşan dosyada 26 ayrı iddia değerlendirilirken; reklam harcamaları, taşınmaz devirleri, yüksek tutarlı para transferleri ve ruhsat süreçlerine ilişkin ciddi suçlamalar yer aldı.
Savcılık, değerlendirmelerin yalnızca beyanlara değil; MASAK verileri, HTS kayıtları, tapu belgeleri ve mali inceleme raporlarına dayandığını vurguladı.
Bununla birlikte bazı iddialar için yeterli delil bulunamadığı da dosyada açıkça ifade edildi.
“Suçu meslek edinme” değerlendirmesi dikkat çekti
İddianamede en dikkat çeken başlıklardan biri ise Mustafa Gökhan Böcek hakkında yapılan “suçu meslek edinme” değerlendirmesi oldu.
Savcılık, resmi gelirine rağmen yüksek tutarlı mal varlığı edinildiği ve bunun farklı yöntemlerle gizlenmeye çalışıldığı kanaatine yer verdi.
Bu değerlendirme, davanın hukuki boyutunu daha da ağırlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi
Soruşturma kapsamında yapılan mali incelemeler sonucunda yaklaşık 170 milyon lira nakit varlığa el konulduğu belirtilirken, toplam değeri 258 milyon lirayı aşan mal varlığı için de müsadere talep edildi.
Bu varlıklar arasında daireler, araçlar, iş yerleri ve çeşitli değerli eşyalar bulunuyor.
Duruşma salonunda gerilim ve sessizlik
Duruşma boyunca zaman zaman tansiyon yükselirken, bazı ifadeler salonda derin bir sessizlik yarattı.
Tarafların birbirine yönelttiği dolaylı suçlamalar, davanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir boyut taşıdığını da gözler önüne serdi.
Antalya kamuoyu, bu davayı sadece bir yargılama süreci olarak değil; aynı zamanda yerel yönetimlere duyulan güvenin test edildiği bir süreç olarak izliyor.
Duruşmanın ilerleyen günlerinde ortaya çıkacak yeni ifadeler ve mahkemenin alacağı karar, şehrin gündemini uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor.