
18 Yıldır Oğlunun Elini Bir An Bırakmadı
Antalya’da yaşayan Esin Çam, Down sendromlu oğlu Emirhan için hayatını değiştirdi. 18 yıldır oğlunu sosyal yaşamdan koparmadan büyütüyor.
Bir annenin 18 yıllık sessiz ama güçlü mücadelesi
Antalya’da yaşayan 47 yaşındaki Esin Çam için hayat, yaklaşık 18 yıl önce dünyaya gelen Down sendromlu oğlu Emirhan ile tamamen değişti.
Ağustos ayında 18 yaşına basacak olan Emirhan Çam, annesinin hayatının merkezine yerleşti.
Anne Çam, geçen yıllar boyunca oğlunun yalnızca bakımını üstlenmedi; onu sosyal hayatın içine katabilmek için adeta gölgesi gibi peşinden ayrılmadı.
Haftanın 5 günü etkinlikten etkinliğe koşan anne-oğul, bugün Antalya’da birçok kişinin takdirle takip ettiği güçlü bir yaşam hikâyesine dönüştü.
Esin Çam’ın anlattıkları ise özel çocuk sahibi ailelerin yaşadığı görünmeyen mücadeleyi bir kez daha gözler önüne serdi.
“10 ay kendimi eve kapattım”
Oğlu Emirhan’ın doğumundan sonra Down sendromlu olduğunu öğrendiğini anlatan Esin Çam, ilk dönemin kendisi için oldukça ağır geçtiğini söyledi.
Doğum sonrası bebeğinin üç gün boyunca kendisine verilmemesiyle farklı bir durum olduğunu hissettiğini belirten Çam, yaşadığı duygusal çöküşü unutamadığını ifade etti.
Yaklaşık 10 ay boyunca kendisini eve kapattığını söyleyen anne Çam, daha sonra hayatını yeniden şekillendirme kararı aldığını belirterek, “Kendime ‘Bu çocuk senin evladın, ayağa kalkmalısın’ dedim” sözleriyle o dönemi anlattı.
Hayatlarını Emirhan’a göre kurdular
Kalbinde delikle dünyaya gelen Emirhan’ın uzun yıllar hastane süreçleri geçirdiğini anlatan Çam ailesi, zamanla tüm yaşam planlarını oğullarına göre oluşturdu.
Bursa’dan Antalya’ya taşınan aile, burada özel eğitim ve sosyal etkinliklerle Emirhan’ın hayatın içinde kalmasını sağladı.
Bugün devlet lisesine devam eden Emirhan; folklor, el sanatları, basketbol ve çeşitli sosyal etkinliklerle aktif bir yaşam sürdürüyor.
Annesi ise onu evde tutmak yerine sürekli insanların arasında olmaya teşvik ediyor.
“Özel çocuklarınızı eve kapatmayın”
Esin Çam, özel çocuk sahibi ailelere de önemli çağrıda bulundu.
Çocukların sosyal yaşamdan uzak tutulmasının onları hayattan kopardığını vurgulayan Çam, özellikle teknoloji bağımlılığına dikkat çekti.
“Çocuklarımızı eve kapatmamalıyız” diyen Çam, yıllardır oğlunu etkinliklere götürdüğünü, her gününü dolu dolu yaşamaya çalıştıklarını söyledi.
Cuma günlerini ise artık “anne-oğul balık günü” ilan ettiklerini anlattı.
“En büyük hayalim ayakta durabilmesi”
18 yıldır çalışamadığını, tüm hayatını oğluna adadığını anlatan anne Çam’ın en büyük hayali ise Emirhan’ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi.
Oğlunun okuldan gelip yaptığı el emeği çalışmaları gösterdiği anların kendisi için tarif edilemez bir mutluluk olduğunu söyleyen Çam, özel çocuk sahibi ailelerin ortak korkusunu da dile getirdi:
“Bizden sonra çocuklarımız ne olacak? Tek isteğimiz, onlar bizden sonra da sahipsiz kalmasın.”
Esin Çam’ın hikâyesi, yalnızca bir annenin fedakârlığını değil; sevginin, sabrın ve vazgeçmemenin hayatları nasıl değiştirebildiğini de güçlü şekilde ortaya koyuyor.

İÇERİĞE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.