
Anne babasının hastanesinde doktor oldu
Antalya Finike’de Eylül Uçal, çocukken ziyaret ettiği hastaneye bu kez doktor olarak döndü. Anne ve babasıyla aynı hastanede görev yapıyor.
Antalya’nın Finike ilçesinde yıllardır sağlık hizmeti veren bir ailenin hikâyesi, aynı hastanenin koridorlarında bu kez farklı bir heyecana sahne oldu.
Finike Devlet Hastanesi’nde sağlık memuru olarak görev yapan 53 yaşındaki İsa Uçal ile enfeksiyon hemşiresi 50 yaşındaki Fatma Uçal’ın 26 yaşındaki kızları Eylül Uçal, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra ilk görev yeri olarak anne ve babasının çalıştığı hastaneye atandı.
Pratisyen hekim olarak Finike Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde göreve başlayan Eylül Uçal için bu atama, sıradan bir mesleki başlangıcın çok ötesinde anlam taşıyor.
Çocukluk yıllarında anne ve babasını görmek için geldiği, nöbet saatlerinde koridorlarında dolaştığı hastaneye yıllar sonra beyaz önlüğüyle dönen genç doktor, bu kez ailesinin yanında bir sağlık çalışanı olarak görev yapıyor.
Aile için ise yıllar önce kurulan bir hayal gerçeğe dönüşmüş durumda. Anne ve babasının çalışma ortamını çocukluğundan beri yakından tanıyan Eylül Uçal, bugün aynı koridorlarda hastalara yardımcı olurken, anne ve babası da kızlarını doktor kimliğiyle görmenin gururunu yaşıyor.
Çocukken geldiği hastaneye doktor olarak döndü
Eylül Uçal’ın Finike Devlet Hastanesi ile bağı aslında yeni başlamadı. Çocukluk yıllarında görev yapan anne ve babasını ziyaret etmek için hastaneye gelen Uçal, özellikle annesinin nöbetlerinde sağlık çalışanlarının günlük çalışma ortamını yakından gözlemledi.
O dönem hastane koridorlarında gördüğü doktorlar ve beyaz önlükler, genç kızın meslek tercihinde önemli bir yer edindi.
Tıp eğitiminin ardından yapılan atama kurasında ailesinin görev yaptığı hastanenin çıkması ise yıllar önce başlayan hikâyeyi farklı bir noktaya taşıdı.
Böylece Eylül Uçal, çocukken anne ve babasını görmek için geçtiği koridorlardan bu kez doktor olarak geçti. Hastanenin acil servisinde göreve başlayan genç hekim, ailesinin yıllardır emek verdiği kurumda kendi meslek hayatının ilk adımlarını atmaya başladı.
Atama haberi aileyi gözyaşlarına boğdu
Atama sonuçlarının açıklanması, Uçal ailesi için unutulmayacak anlardan birine dönüştü.
Eylül Uçal, sonucu öğrendiğinde annesinin kendisinden önce arayarak büyük bir sevinç yaşadığını ve telefonda gözyaşlarını tutamadığını anlattı.
Yıllardır aynı hastanede çalışan anne ve babanın, kızlarının da aynı kurumda hekim olarak görev yapması yönündeki hayali böylece gerçekleşti.
Eylül Uçal, ailesiyle aynı hastanede çalışmanın kendisi için de başlangıçta kolay tahmin edilebilecek bir ihtimal olmadığını belirterek, atama döneminde bu ihtimali düşündüğünü ifade etti.
Genç doktor için beyaz önlüğüyle anne ve babasının karşısına çıkmak, yalnızca ilk görev gününün heyecanı değil, uzun yıllar süren eğitim ve aile desteğinin de somut bir karşılığı oldu.
Hastanede “İsa Bey, Fatma Hanım”, evde “anneciğim, babacığım”
Aile olmanın getirdiği yakınlık ile sağlık çalışanı olmanın gerektirdiği profesyonellik, Uçal ailesinin günlük hayatında ilginç bir denge oluşturuyor.
Eylül Uçal, hastane ortamında anne ve babasına isimleri ve unvanlarıyla hitap etmeye özen gösteriyor.
Ancak mesai sona erip hastanenin kapısından çıktığında aile içindeki alışılmış iletişim yeniden başlıyor.
Genç doktor bu durumu, hastanede içinden “anneciğim, babacığım” demek geldiğini ancak kendisini durdurduğunu belirterek anlatıyor.
Hastanede İsa Bey ve Fatma Hanım olarak hitap ettiği anne ve babası, evde yeniden anne ve babası oluyor.
Bu küçük ayrıntı, aynı kurumda çalışan aile bireyleri arasındaki profesyonel sınır ile aile bağının nasıl bir arada yürütüldüğünü de ortaya koyuyor.
“Evde prensesimiz, hastanede doktor hanım”
İsa ve Fatma Uçal çifti için kızlarının doktor olarak aynı hastaneye atanması, yıllardır kurdukları bir hayalin gerçekleşmesi anlamına geliyor.
Kızlarının tıp fakültesini kazandığı günden itibaren bir gün aynı hastanede birlikte çalışabilme ihtimalini düşündüklerini belirten çift, bugün bu hayalin gerçeğe dönüşmesinden büyük mutluluk duyuyor.
Hastanede herkesin görev ve unvanlarıyla anıldığına dikkat çeken anne ve baba, kızlarına burada “Doktor Hanım” diye hitap ettiklerini söylüyor.
Ancak evin kapısından içeri girildiğinde Eylül, onların gözünde yine çocukluk yıllarındaki gibi ailenin sevgili kızı ve “prensesi”.
Çiftin hafızasında Eylül’ün eğitim hayatındaki önemli anlar da hâlâ tazeliğini koruyor. Tıp fakültesine başladığı dönemdeki önlük giyme töreni ile yıllar önce ilkokula başladığı ilk günün heyecanını bugün aynı gurur duygusuyla hatırlıyorlar.
Finike Devlet Hastanesi’nde “yuvaya dönüş” duygusu
Eylül Uçal’ın göreve başlaması, yalnızca ailesi açısından değil, Finike Devlet Hastanesi çalışanları açısından da anlamlı bir gelişme oldu.
Finike Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Yücel Kurt, Uçal çiftinin uzun yıllardır hastanede görev yaptığını ve kızlarının da hekim olarak aynı kuruma katılmasının kendileri için özel bir mutluluk oluşturduğunu belirtti.
Kurt, Eylül Uçal’ın öğrencilik dönemlerinde de hastaneye geldiğini hatırlatarak, şimdi aynı kişinin bir meslektaş olarak kurumda görev yapmasının “yuvaya dönüş” hissi oluşturduğunu ifade etti.
Sağlık camiasında kuşaktan kuşağa uzanan hikâye
Finike’de yaşanan bu aile hikâyesi, sağlık çalışanlarının meslek hayatının aile yaşamıyla nasıl iç içe geçebildiğini de gösteriyor.
Anne ve babasının çalışma ortamını çocuk yaşta tanıyan Eylül Uçal, yıllar süren eğitim sürecinin ardından aynı hastanenin sağlık ekibinin bir parçası oldu.
Artık Finike Devlet Hastanesi’nin koridorlarında üç aile bireyi farklı görev ve sorumluluklarla aynı amaca hizmet ediyor: Hastalara sağlık hizmeti sunmak.
Bir zamanlar anne ve babasını görmek için girilen hastane kapısından bugün doktor olarak geçen Eylül Uçal için bu başlangıç, meslek hayatının ilk sayfasını oluştururken, ailesi için yıllardır beklenen gurur dolu bir anı gerçeğe dönüştürdü.

İÇERİĞE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.