
Antalya kıyılarında deniz tabanını pelte kapladı
Antalya kıyılarında deniz tabanındaki peltemsi tabaka dikkat çekti. Prof. Dr. Gökoğlu, kirlilik ve kıyı müdahalelerine karşı uyardı.
Deniz tabanında dikkat çeken kahverengi tabaka
Antalya kıyılarında gerçekleştirilen su altı incelemesi, deniz ekosistemindeki değişimi gözler önüne serdi.
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve ekibinin yaptığı incelemelerde, özellikle akıntının zayıf olduğu bölgelerde çakıl ve kayaların üzerinde kahverengimsi, peltemsi bir tabaka oluştuğu görüldü.
Deniz tabanına yayılan tabakanın bazı noktalarda adeta bir örtü gibi zemini kapladığı belirtilirken, bunun çakıl ve kumların arasında yaşayan canlıların oksijen alışverişini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Gökoğlu, tatlı sularla taşınan askıdaki katı maddeler ile bazı alglerin oluşturduğu yapıların bu oluşumda etkili olabileceğini belirtti.
Antalya kıyılarında su sıcaklığı da dikkat çekti
İnceleme sırasında deniz suyundaki sıcaklık değişimi de dikkat çeken unsurlardan biri oldu. Prof. Dr. Gökoğlu, özellikle kıyıya yakın bazı bölgelerde suyun belirgin şekilde daha sıcak hissedildiğini söyledi.
Gökoğlu, Antalya'da geçmişte yer altı sularının çakıllar ve falezlerdeki çatlaklar arasından denize ulaştığını, bu doğal su akışının hem kıyı sularını serinlettiğini hem de bazı kirleticilerin açık denize taşınmasına katkı sağladığını ifade etti. Ancak yapılaşma sırasında yapılan yoğun su tahliyeleri ve sondajların taban suyu seviyesini düşürdüğünü savundu.
Konyaaltı gibi taban suyunun yüzeye yakın olduğu bölgelerde bu değişimin daha belirgin hissedilebildiğini belirten Gökoğlu, doğal su akışının azalmasının kıyı ekosisteminde zincirleme etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.
Mendirekler ve kıyı yapıları doğal akıntıyı değiştiriyor
Antalya kıyılarındaki yapılaşmanın deniz ekosistemine etkisine de değinen Gökoğlu, özellikle deniz içerisinde oluşturulan mendirek ve benzeri yapıların kıyı akıntılarının doğal hareketini değiştirdiğini söyledi.
Doğal akıntının zayıfladığı bölgelerde katı maddelerin ve farklı organik yapıların deniz tabanında daha kolay birikebildiğini belirten Gökoğlu, su sıcaklığındaki artış, kirlilik ve kıyıya taşınan maddelerin bir araya gelmesinin peltemsi oluşumları artırabileceğini ifade etti.
Antalya'nın turizm açısından büyük önem taşıyan kıyılarında deniz ekosisteminin korunması gerektiğini vurgulayan Gökoğlu, deniz içerisindeki yapılaşmaların doğal denge gözetilerek değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Dere yataklarından taşınan çöpler denize ulaşıyor
Deniz kirliliğinin yalnızca kıyıda başlayan bir sorun olmadığını belirten Gökoğlu, dere yataklarındaki atıkların da önemli bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Kuru dere yataklarına bırakılan plastik ve diğer çöplerin yağışlarla birlikte denize taşındığına dikkat çekti.
Özellikle kayalık kıyılarda dalgaların etkisiyle plastiklerin parçalanarak mikroplastiklere dönüşebildiğini belirten Gökoğlu, Antalya falezleri başta olmak üzere Akdeniz kıyılarında bu konuda daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini ifade etti.
Antalya Balıkçı Barınağı yakınındaki koy için uyarı
Prof. Dr. Gökoğlu, Antalya Balıkçı Barınağı'nın batısında bulunan bir koyda da yoğun miktarda atıkla karşılaştıklarını belirterek bölgenin vatandaşlar tarafından adeta çöplüğe dönüştürüldüğünü söyledi.
Dere yatağı ve çevresine bırakılan atıkların yağışlarla doğrudan denize taşındığını aktaran Gökoğlu, bu durumun Antalya'nın doğal güzellikleri ve turizm imajı açısından da risk oluşturduğunu dile getirdi.
Gökoğlu, kıyıların ve mesire alanlarının korunması için vatandaşların çöplerini doğaya bırakmaması, atıkların uygun toplama ve geri dönüşüm noktalarına ulaştırılması gerektiğini vurgularken, yaşananların Antalya kıyıları için önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti.

İÇERİĞE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.