1. İÇERİKLER

  2. ANTALYA

  3. MERKEZ

  4. Uzmanlardan velilere kritik uyarı: Hasta çocuğu okula göndermeyin
Uzmanlardan velilere kritik uyarı: Hasta çocuğu okula göndermeyin

Uzmanlardan velilere kritik uyarı: Hasta çocuğu okula göndermeyin

Okulların açılmasıyla bulaşıcı hastalık riski artarken uzmanlar uyardı: Ateş, şiddetli öksürük, kusma veya ishal varsa çocuk okula gönderilmemeli.

A+A-

Okulların yeniden hareketlenmesiyle birlikte sınıflarda çocukların bir araya gelmesi, grip ve diğer bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini de beraberinde getiriyor.

Günün önemli bölümünü kapalı ve kalabalık ortamlarda geçiren çocuklar; yakın temas, ortak kullanılan eşyalar ve yeterince havalandırılmayan sınıflar nedeniyle solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay maruz kalabiliyor.

Özellikle okul döneminde çocukların sağlığını korumak isteyen ailelere önemli görevler düşüyor.

Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Fatih Ay, okul döneminde sık görülebilecek hastalıklar ve ailelerin alabileceği önlemler konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları paylaştı.

Okulların açılmasıyla enfeksiyon riski yeniden yükseliyor

Yaz döneminin ardından okulların açılması, çocukların sosyal temasını belirgin şekilde artırıyor.

Aynı sınıfta saatler boyunca birlikte bulunan öğrenciler, teneffüslerde ve ortak kullanım alanlarında daha fazla temas ediyor.

Bu ortam, özellikle solunum yoluyla bulaşan virüslerin çocuklar arasında hızla yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

Uzmanlara göre riskin artmasında yalnızca havaların soğuması etkili değil. Kalabalık sınıflar, yakın temas, ortak eşyaların kullanılması ve yetersiz havalandırma da enfeksiyonların yayılmasında önemli rol oynuyor.

Bu nedenle okul döneminde yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra önlem almak yerine, günlük yaşamda koruyucu alışkanlıkların çocuklara kazandırılması büyük önem taşıyor.

Çocuklarda en sık hangi hastalıklar görülüyor?

Okul çağındaki çocuklarda bu dönemde çeşitli viral ve bakteriyel enfeksiyonlarla karşılaşılabiliyor.

Uzmanların dikkat çektiği hastalıklar arasında viral üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, RSV, el-ayak-ağız hastalığı, streptokok kaynaklı boğaz enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, konjonktivit ve gastroenterit bulunuyor.

Ortaokul ve lise dönemindeki çocuklarda ise grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra enfeksiyöz mononükleoz gibi hastalıklar da görülebiliyor.

Hastalıkların belirtileri birbirinden farklı olsa da okul ortamında bulaşın önlenmesi açısından temel nokta değişmiyor: Hasta olan çocuğun dinlenmesi ve mümkün olduğunca diğer çocuklarla temasının sınırlandırılması.

Velilere hijyen ve aşı uyarısı

Uzmanlar, çocukların bulaşıcı hastalıklardan korunmasında ilk adımlardan birinin rutin çocukluk çağı aşılarının eksiksiz tamamlanması olduğunu belirtiyor. 6 aydan büyük çocuklar için yıllık grip aşısının da değerlendirilmesi öneriliyor.

Özellikle kronik hastalığı veya bağışıklık sistemiyle ilgili problemi bulunan çocuklarda aşıların zamanında yapılmasının daha büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Hijyen de okul döneminde enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir savunma mekanizması oluşturuyor.

Çocuklara okuldan eve geldiklerinde, yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerini doğru şekilde yıkama alışkanlığının kazandırılması öneriliyor.

Bunun yanı sıra öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burunun kapatılması, kişisel eşyaların mümkün olduğunca paylaşılmaması ve sınıfların düzenli havalandırılması da bulaş riskini azaltabilecek önlemler arasında yer alıyor.

Uyku ve beslenme de çocukların direncinde önemli

Okul döneminde çocukların yalnızca hijyen kurallarına dikkat etmesi yeterli değil.

Uzmanlar, yeterli uyku ve dengeli beslenmenin de çocukların genel sağlığı açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Çocukların yaşlarına uygun olarak genellikle 9 ila 12 saat uyuması, günlük beslenme düzeninde mevsim sebze ve meyveleri başta olmak üzere dengeli ve çeşitli besinlere yer verilmesi öneriliyor.

Yoğun ders temposu, erken kalkma ve okul hayatının getirdiği hareketlilik nedeniyle uyku düzeninin bozulması, çocukların günlük yaşamını da olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle ailelerin okul başladıktan sonra uyku rutinini mümkün olduğunca koruması önem taşıyor.

Ateşi çıkan çocuk okula gönderilmemeli

Uzmanların velilere yönelik en önemli uyarılarından biri ise belirgin hastalık belirtileri gösteren çocukların okula gönderilmemesi.

Özellikle ateş, şiddetli öksürük, kusma veya ishal gibi belirtileri bulunan çocukların evde dinlendirilmesi gerekiyor.

Bu yaklaşım yalnızca çocuğun toparlanması açısından değil, aynı zamanda sınıftaki diğer öğrencilerin ve öğretmenlerin hastalıktan korunması açısından da önem taşıyor.

Hasta çocuğun okula gönderilmesi, birkaç saatlik ders kaybını önlemekten çok daha büyük bir soruna dönüşerek enfeksiyonun sınıf içerisinde başka çocuklara yayılmasına neden olabilir.

Bu nedenle uzmanlar, çocuğun sağlık durumunun önceliklendirilmesini öneriyor.

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?

Çocukluk çağındaki enfeksiyonların önemli bir bölümü hafif seyrederek kendiliğinden düzelebiliyor.

Ancak bazı belirtiler, hastalığın daha yakından değerlendirilmesini gerektirebiliyor.

Yüksek ve düşmeyen ateş, nefes almada güçlük, kulak ağrısı, belirgin halsizlik ve iştahsızlık gibi şikayetlerin ortaya çıkması halinde çocuk hekimine başvurulması gerekiyor.

Bunun yanında belirtilerin 3-4 günden uzun sürmesi durumunda da tıbbi değerlendirme öneriliyor.

Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar ile kronik hastalığı bulunan çocuklarda erken değerlendirme, olası komplikasyonların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

Okul koridorlarının yeniden çocuk sesleriyle dolduğu bu dönemde, basit görünen hijyen ve sağlık alışkanlıkları hem çocukların kendi sağlıklarını hem de sınıf arkadaşlarının sağlığını korumada önemli bir rol oynuyor.

İÇERİĞE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.