1. İÇERİKLER

  2. ANTALYA

  3. MERKEZ

  4. Antalya’da merdiven altı botoks alarmı: 20 kişi hastanelik
Antalya’da merdiven altı botoks alarmı: 20 kişi hastanelik

Antalya’da merdiven altı botoks alarmı: 20 kişi hastanelik

Antalya’da son 3 ayda merdiven altı botoks sonrası rahatsızlanan 20 kişi hastaneye başvurdu. Uzmanlar, nefes darlığı ve yutma güçlüğüne karşı uyardı.

A+A-

Antalya’da güzelleşmek isterken ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşan kişilerin sayısı endişe verici boyuta ulaştı. Yetkisiz ortamlarda gerçekleştirilen botoks uygulamalarının ardından göz kapağı düşmesi, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve nefes darlığı yaşayan yaklaşık 20 kişi, son 3 ayda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdu.

Hastaların bir kısmı tedavilerinin ardından taburcu edilirken, yeni başvurularla birlikte tehlikenin boyutu da yeniden gündeme geldi.

Son olarak işlem sonrasında şiddetli ağrı, nefes darlığı ve görme bozukluğu yaşayan B.J. isimli kadın da hastanede tedavi altına alındı.

Yaşadığı belirtileri uzun süre farklı rahatsızlıklarla ilişkilendiren kadın, benzer şikâyetler yaşayan başka kişilere ilişkin haberleri gördükten sonra hastaneye başvurdu.

Uzmanlar ise özellikle ruhsatsız ortamlarda, kaynağı bilinmeyen ürünlerle yapılan uygulamaların hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Antalya’da botoks sonrası kabus: Göz kapağı düştü, sesi kısıldı

Turizm sektöründe çalışan B.J., yaklaşık iki ay önce İstanbul’dan Antalya’ya geldiğini belirttiği bir doktorla tanıştıktan sonra botoks ve saç mezoterapisi yaptırdığını anlattı. Kadının ifadesine göre işlem, doktorun evinde gerçekleştirildi.

İşlemden üç gün sonra şikâyetlerinin başladığını belirten B.J., göz kapağının düşmesi, sesinin kısılması ve yutma güçlüğü yaşaması nedeniyle farklı sağlık kuruluşlarına başvurdu.

Kulak burun boğaz, göz ve gastroenteroloji bölümlerine gittiğini anlatan kadın, yaşadığı sorunun nedenini uzun süre öğrenemediğini söyledi.

Yaşadığı süreci anlatan B.J., şu ifadeleri kullandı:

“Göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğü yaşadım. Gözümü açamıyordum, vertigo gibiydi.”

Farklı hastanelerde yapılan değerlendirmelerin ardından şikâyetlerinin nedenini anlayamadığını belirten B.J., botoks uygulaması yaptıran başka kadınların da benzer sorunlar yaşadığına ilişkin haberleri görünce Akdeniz Üniversitesi Hastanesi acil servisine başvurduğunu söyledi.

Nefes almakta güçlük çektiğini belirten kadın, işlemde kullanılan ürünlerin araştırılması gerektiğini vurgulayarak başka kişilerin de aynı mağduriyeti yaşamamasını istedi.

Ürünün sahte olabileceğine ilişkin şüphesini dile getiren B.J.’nin bu yöndeki değerlendirmesi, ürünün sahteliğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Uzmanlardan sahte botulinum toksini uyarısı

Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Babür Dora, botulinum toksininin nörolojik hastalıkların tedavisinde ve kozmetik uygulamalarda kullanılabildiğini belirtti.

Ancak uygun ürün, doğru doz ve uzman hekim tarafından uygulama koşullarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Dora, merdiven altı uygulamalarda kullanılan ürünlerin önemli bir bölümünün gerçek botulinum toksini olmayabileceğini belirterek sahte ürünlerde doz miktarının belirsizliğinin ciddi tehlike oluşturduğunu ifade etti.

Uzmanın aktardığına göre, ürünün içindeki toksin miktarının beklenenden fazla olması, uygulama sırasında hastaya planlanandan daha yüksek doz verilmesine yol açabiliyor.

Toksinin vücuda yayılması durumunda ise botulizm adı verilen ağır bir zehirlenme tablosu gelişebiliyor.

Normal şartlarda kontrollü dozlarda tedavi amacıyla kullanılan botulinum toksininin, yanlış doz veya uygunsuz uygulama nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Dora, işlemlerin bu konuda eğitim almış hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Göz kapağı düşmesi ve nefes darlığına dikkat

Uzmanlara göre botulinum toksini zehirlenmesinde belirtiler yalnızca uygulamanın yapıldığı bölgeyle sınırlı kalmayabiliyor.

Göz kapağında düşme, çift görme, konuşma bozukluğu, kas güçsüzlüğü ve yutma güçlüğü gibi şikâyetler görülebiliyor.

Daha ağır vakalarda solunum kaslarının etkilenmesi, nefes almayı zorlaştırabiliyor.

Prof. Dr. Babür Dora, bazı hastaların yakından izlenmesi ve gerekli durumlarda panzehir tedavisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Panzehir kullanımının her hasta için otomatik olarak uygulanmadığını, kararın hastanın durumu ve uzman değerlendirmesi doğrultusunda verildiğini aktardı.

Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Ünal da hastaların belirtileri fark etmekte gecikebildiğine dikkat çekti.

Ünal, son üç yılda 30 vaka gördüklerini, bu vakaların yaklaşık üçte birinin son birkaç ay içinde ortaya çıktığını söyledi. Bazı kişilerin uygulamadan iki veya üç hafta sonra sağlık kuruluşuna başvurduğunu belirten Ünal, belirtilerin ilerlemesi durumunda acil servise başvurulmasının önemini vurguladı.

Uzmanlar, özellikle yutma güçlüğü, ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

“Basit bir güzellik ürünü değil”

Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, acil servise başvuran bazı hastaların durumunun kritik olabildiğini ve hastaneye yatış gerekebildiğini belirtti.

Botulinum toksininin basit bir kozmetik ürün gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğan, bu maddenin sinirlerle kaslar arasındaki iletişimi bozarak kas güçsüzlüğüne ve felce neden olabildiğini anlattı.

Doğan, benzer şikâyetlerle farklı sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerin de bulunduğunu öğrendiklerini belirterek, işlemlerin yalnızca uzman kişiler tarafından ve kaynağı bilinen ürünlerle gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel ise botoks uygulamasının uygun koşullarda ve doğru şekilde yapıldığında güvenli bir tedavi yöntemi olabileceğini, ancak uygulamanın yapıldığı yerin ve kullanılan ürünün güvenilirliğinin belirleyici olduğunu söyledi.

Sözel, işlemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarında, yeterli eğitim ve deneyime sahip hekimler tarafından yapılmasının önemine dikkat çekti.

Ruhsatlı ürünlerin kullanılması ve denetim mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini de vurguladı.

Antalya’daki vakalar sağlık güvenliğini yeniden gündeme getirdi

Antalya’da son üç ayda botoks uygulaması sonrasında yaklaşık 20 kişinin hastaneye başvurması, kozmetik işlemlerde ürün güvenliği ve uygulayıcıların yetkinliği konularını yeniden gündeme taşıdı.

Yaşanan olayda en dikkat çekici noktalardan biri, bazı hastaların şikâyetlerinin nedenini başlangıçta anlayamaması ve farklı branşlara başvurmak zorunda kalması oldu.

Uzmanların açıklamalarına göre belirtiler uygulamadan hemen sonra ortaya çıkmayabileceği için yaşanan sağlık sorunlarının botoksla bağlantısını kurmak da gecikebiliyor.

Botoks yaptırmayı düşünen kişilerin işlemin gerçekleştirileceği sağlık kuruluşunu, uygulayıcının yetkinliğini ve kullanılan ürünün ruhsat durumunu sorgulaması önem taşıyor.

İşlem sonrasında göz kapağı düşmesi, yutma veya konuşma güçlüğü gibi belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Nefes darlığı gelişmesi ise acil tıbbi değerlendirme gerektiriyor.

Antalya’da tedavi gören hastaların yaşadıkları, kozmetik amaçlı uygulamalarda güvenilir ürün ve uzman hekim seçiminin yalnızca estetik sonuçlarla değil, doğrudan sağlık ve yaşam güvenliğiyle ilgili olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İÇERİĞE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.