1. YAZARLAR

  2. Hatice Erdoğan

  3. Bir Barış Masalı!
Hatice Erdoğan

Hatice Erdoğan

Bir Barış Masalı!

A+A-

BİR BARIŞ MASALI !


İslâm hâkim olmadan hiç kimse, hiç bir coğrafya, hiçbir devlet, barış ve huzur içinde yaşayacağı hayâline kapılmasın barış rüyaları gömesin; barış ve huzur içinde yaşıyoruz zannetmesin!!!
Hatta, Islâm hakim olsa da, barışa tahammül edemeyenler, İslâm hakimiyetini hedef alacaklardır.
Zahirde açıktan bir savaşın olmadığı dönemlerde bile,
mutlaka örtülü bir savaş vardır.
Hemen, neden böyle düşündüğümü açıklığa kavuşturayım.
Mazlumların kanları ve göz yaşları üzerine kurulan bir sistem, zulmüne durup dururken niye son versin ki; olsa olsa, barış, demokrasi, masallarıyla göz boyayıp, dünya halklarını gâfil avlama peşindedir,
Olsa olsa, bizi gâfil avlama hesabının, hesabını yapıyordur.
Aynı zamanda tarihte yaşananlar da buna  şâhittir.
...

İslâma tâbi olan, islâm medeniyeti mensubu islâm devletlerinin, hoş görü ve hoş görüşü olmasaydı, ne bu günkü Rusya olurdu, ne batıdan  kovulan yahudiler, sığınacak toprak bulurdu.
...

Hz. Ömer döneminde Kudüs fethedildiğinde, şehrin anahtarlarını Hz. Ömer'e veren, kilisedeki Hıristiyan din görevlisinin, Kudüste neden Yahudilerin olmasını istemediğini, bu gün episteinde yaşananların ardından daha iyi anladık, zâlim siyonistlerin tüm coğrafyalar için bir tehdit, kontrol altında tutulmayıp, iş başına geçerlerse, yâni kontrolden çıkarlarsa, tüm coğrafyalar, tüm devletler için nasıl bir bekâ meselesi olduğunu da..
Kur'an'da  haber verildiği gibi, iş başına gelince ekini ve nesli hellâk etme yarışına girdiler.
...

Kudüsün, Mescid- i Aksâ'nın günümuzdeki, içler acısı hâli, Hz. Ömer'den yahudileri Kuduste barındırmamasını taleb edenlerin, tecrübeleri ile sabitmiş ki, Hz Ömerden edilen tâlebin haklılığını haykırıyor;..
 İmân ve vicdan sahiplerinin zulmü durduran el olma, zulmü engelleyen ses olma zamanı gelmedi mi?
Nüfus plânlamalarıyla nüfusu erittikleri yetmedi, barışçıl yollarla nüfusu azaltacaklarmış.
...

Barışçıl yollarla dünya nüfusunu azaltma isteği,  örtülü bir savaş ilânı değilse nedir?
Epistein adasına kaçırılanların bazıları da, barış ortamlarından kaçırılmamışlar mıydı?
Belki bu da nüfus planlamalarının bir parçasıydı; ve belkisi, belki de fazla.
Acaba nüfusu azaltmaya katkı sağlama hesabıyla mı, hareket ediyprlardı?!
Belki az da değil ve belkisi yine fazla, kim biilr?! 
...

Barış türkülerini söylerken...
Barış şiirlerini okurken ...
Barışı konuşurken bile ...
Barış havarisi kesildiler, ama savaşa hizmet ettiler.
...

Onlar hep  savaştaydılar, sâdece barış masalları ve barış masalarıyla bizim gözlerimizi boyadılar...
Şeytanın ordusunda saf tuttular onlar; insanla insanlıkla  savaşları devam ediyor.

...

Medya & iletişim,
Tarım,
Eğitim,
Sağlık, 
Temizlik, 
Kişisel bakım & kozmetik, 
Ekonomi,
Gıda,  
Biyoloji,
Psikoloji,
Sosyoloji,
Cephelerinde insana, insanoğluna- kızına,
bebesine -çocuğuna gencine-yaşlısına, az kayıp verdirmediler.

Kendini barış içinde ve özgür sayan ve sanan zavallı dünya halkları...
...

İnsanın düşmanı tek şeytan değil ki; şeytana karşı el ele vermek varken, şeytanla iş tutmak neden!
Ne geçti  ki ellerine, insan evladını insana yedirmekle bilmeden?!!!
...

Hedef kitleleri; özellikle, tarihte savaş meydanlarında kendilerine, ataları kök söktüren bizleriz, biz müslümanlar...
Arap-acem, Türk-Kürt, farketmeksizin, Avrupa,  Asya,  Amerika, Afrikada, yakın-orta-uzak doğuda, öncelikli hedef kitle iman eden mü'minler. 

Biz, izin vermezsek başarmaları imkânsız, izin verdiğimiz kadarını  başarabilirler, ama uyumayı sürdürürsek izin alma gereği duymazlar!
 Uyuyanı, uyurken kolaylıkla avlamak varken, neden uyandırıp izin alsınlar ki ...
...

Yeter, yüzlerce yıldır uyuduğumuz, yeter artık uyuşukluğumuz!!!...
Yüz elli yıldır hikâyesini anlatıp, masalını uydurdurdukları, barış özgürlük ve kardeşlik nerede?!
Epistein adasında mı?! 
...

Hayır, hayır; bunlar dünyayı, orta çağ karanlığından bile geriye, götürmek istiyorlar!
...

Ve, kararlılıkla insanı, İslâmın nurundan koparıp, uzaklaştırıp, kaçırıp, modern cahiliye karanlığına; bataklığına hapsetmek, mahkum etmek; 
kararlılıkla modern cahiliye karanlıklarıyla insanlığı prangalamak istiyorlar.
...

Bunların öncüleri, öncülleri ki, Kür'anda, Hazreti Davud'un (a.s) diliyle, lânetlendiler.
Haksız yere can alan caniler, toprak ve mal gasbeden gâsıplarn, yanii günümüzdeki ardıllarının durumunu da Kuran şöyle haber verir:
Allahın lâneti, zâlimlerin üzerinedir.
Uyumaya ve uyuşmaya devam edersek, yaşadığımız asır, asr-ı saadet değil, asr-ı felâket olur.
Uyuşturulan, değerleriyle savaşan, o zalimlerle uyuşan değil, uyanan, o zâlimlerle savaşıp hesaplaşan, değerlerimizle uyumlulaşanlar olmak zorundayız.  Eğer değerlerimizle uyuşan, et ve tırnak gibi birbirinden ayrılmayanlar olmayı becerebilirsek, hakiki barışa, hakiki özgürlüğe, hakiki kardeşliğe kavuşabileceğiz,
Eğer değerlerimizle uyuşan, et ve tırnak gibi birbirinden ayrılmayan olmayı
beceremezsek, bizi bir lokmada yutacaklar, tek yudumda sindirecekler ve dünyayı epistein adasına çevirmek isteyecekler....
              
Hatice ERDOĞAN

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.