1. YAZARLAR

  2. Hatice Erdoğan

  3. Kanayan Yanlarımız : Mazlum Coğrafyalar
Hatice Erdoğan

Hatice Erdoğan

Kanayan Yanlarımız : Mazlum Coğrafyalar

A+A-

KANAYAN YANLARIMIZ : MAZLUM COĞRAFYALAR 

Peygamber Efendimiz Mekke’den Yesrib-Medine’ye hicret ettiği zaman, Peygamber Efendimizin devesinin önünden geçtiği, Resulullah'ın Medineye hicretini sevinçle karşılayan, Yesrib-Medine halkının, mü'min her bir ailesi, Resulullah'ı evinde misafir etmek istiyordu. Ve Resulullahın devesinin yularını tutup evine davet ederek, Resulullah’ı misafir etme şerefine nail olmak dileğini, Resulullah’ı evinde misafir etmek nimetini, Allah’ın kendisine nasib etmesini arzuluyor; ‘’Allah’ım,  evimizi onun nuruyla nurlandır, onun bereketiyle evimizi bereketlendir’’ kalbi duasını, dilleriyle Resulullah’ı  evlerine davete dönüştürüyordu.   
Peygamber Efendimiz bu gün şehrimize girse,  İbrahim Sadri’nin eserinde bahsettiği gibi şu an, evimize gelse, onun görmeden inanmışları, ona görmeden iman etmişler olarak, aynı duyguyla, aynı coşkuyla, ‘’bizim evimize gel, bize misafir ol ya Resulallah,’’ diyebilecek, kalbimizdeki niyeti, dualı bir davete dönüştürebilecek miyiz? 
Resulullah’ı misafir etmek istediğimizde, Kur'an'ı mehcur bıraktığımızı hatırlayıp, Peygamber Efendimizi, misafir etmeye yüzüm yok duygusuyla, başımız önümüze mi düşecek, başımızı önümüze mi eğeceğiz?!
Acı dolu bir Gazzeli'nin, iniltisini duyar da, bir Doğu Türkistanlı’nın haberini alır da, bir mazlumun durumunu görür de, bizden yüz çevirir mi endişesiyle, Resulullah'tan gizlenip, kendimizi yan üstü atacak bir yer, bir kuytucuk mu, arayacak gözlerimiz?!!!
İslâm medeniyetinin son devletini yıkmak için, içimizden hainler devşirenler, içimizdeki iman sahiplerini kendi saflarına çekmeyi, yıkım için bir araya getirmeyi başaranlar  kadar birleştirici, birleyici olamayacak mıyız? 
Bu gün ümmetin Medine’sini hazırlayacak Mus’abları nerede?
Mus’abları görevlendirecek, son kitap Kur’an’a, dişleriyle, azılarıyla, tırnaklarıyla, kuvvetle tutunan, öncüleri, önderleri, liderleri, imamları nerede?!!!
Iman ve vicdan sahiplerini bir araya getirebilecek, birlikte hareket etmelerini sağlayabilecek, zulme kalkan zülmü durduran el,
zulmü konuşan, zulümleri yok etmeyi hedef alan dil, zulümlere baş kaldıran zulumleri yok eden fiillerin sahipleri olmamızın, olabilmemizin vesilesi olacak, olabilecek iman ve vicdan sahipleri nerede?!!!
Göstere göstere mazlumların idam fermanını çıkarabilecek kadar ileri giden zâlimleri, gündemlerimize bile almayacak zilletten, türlü türlü cehaleti uygulatan zulmetten, bu ümmeti kurtaracak şuurlar, idrakler, farkındalıklar, bilinçler, nerede?!!!
Mazlumlar için kalkan el, mazlumlar için söyleyen dil, mazlumlar için yazan kalem, mazlumlar için söylenen kelâm, mazlumlar için uyuyan-uyanan göz, mazlumlar için akan yaş, mazlumlar için verilen baş olamama zulmetinden, zilletinden kurtuluş zamanlarımız gelmedi mi!!!
...

Daha ne kadar, o zalimlerin keyfiyle mazlumlar asılacak!,
Halklar daha ne kadar, o zalimlerin keyfini uygulayacak!,
İman ve vicdan sahipleri, daha ne zamana kadar duracak!
Daha ne kadar, mazlumlara yardımlarımız ulaşamayacak!!!,

İman ve vicdan sahipleri, zalimleri ne zaman durduracak!,
Haksızca akıtılan kan ve göz yaşı, ne zaman son bulacak!!!
Dünya bu zulme daha ne kadar, ne zamana kadar susacak!,
Zalimlerin bu hukuksuz zulümleri, ne zaman  durdurulacak!!!

Mazlumlar ne zaman mutlu, özgür sabahlara uyanacak,
Ne zaman tüm dünyada çocuklar, özgürce oynayacak,
Tüm kâinatta kuşlar, ne zaman özgürce kanat çırpacak,
Dünya ne zaman, sahte özgürlük vaadlerinden kurtulacak!!!

...


İslâm tarihinde, anlaşmasına hainlik eden, yahudi beni kurayza kabilesinin  yaptıkları, yanlarına kâr kalmadı.
Peygamber Efendimiz,  Hendek savaşıyla yorulan, yorgun ordusuna nidâ ettirdi, ilân ettirdi ki; ''Allaha ve ahiret gününe iman eden, ikindi namazını beni kureyza'da kılsın.'' 
Allah Resulü ordusuyla, beni kurayza kalesini kuşatığı zaman, beni kurayza hatasını anladı; fıtratlarına, özlerine-sözlerine ettikleri ihanetin, sadakâtsizliğin karşılıksız kalmayacağını da...
Beni kureyza ileri gelenleri, sürgün  edilen Yahudi kabilesi Nadir oğulları gibi, bizi de sürgün edin dediler, kendilerinin sürgün edilmelerini, kendileri islâm ordusuna teklif ettiler. 
Fakat İslam ordusu, beni kureyzayı sürgün etmeyi kabul etmedi ve hain beni kurayza, verdiği söze ihanetinin cezasını çekti.

İslâm tarihinde yaşanan bu olay bize, anlaşmaya, verilen söze ihanetin, hızla -  en hızlıca, ceza - karşılık bulması, zalimin en kısa sürede, cezası ile yüzleşmesi gerektiğini öğretir. Bu İslâm öğretisi uygulanabilseydi, zâlimler bu kadar ileri gidebilecekler miydi?!
İkindi namazının kureyza mahalline  ertelenmesi bize, secdenin hayata bakan yönünü gösterir.
Secdenin, secdelerimizin, namazlarımızın, hayata -  hayatlarımıza bakan yönünü ve temel amacını, Resulullah’ın bu uygulamasından  öğreniyoruz ki, verilen söze sadâkatsizliği önlemek, Allah'a ve dahi kula, kullara ihanetin önüne geçmek, ihaneti  durdurmaktır, secdenin hayatımıza bakan yönü.
Yaradana, kullarına, insana, insanlığa barış anlaşmalarına ihanet eden zalim siyonistler, Doğu Türkistan'la anlaşmanın teklif edilmesinin dahi söz konusu olamayacağı, akıllara, hayallere gelemeyeceği noktada bulunduklarını düşünen, zalim Çin ve tek millet küfrün, kurduğu modern zâlim sömürü sistemi, anlaşılıyor ki, ihanetlerinin cezasını çekmeden, zulümden, zalimlikten el çekmeyecekler...
İman ve vicdan sahipleri bir araya gelip, bu hainleri cezalandırmak için, daha neyi bekliyor?!!!
Can mal nesil din akıl,
Hürriyeti mi, kaldı?
Ümmet çakılıp kaldı,
Basitlere takılıp kaldı,
Bıçak kemiğe dayandı,
Canları da hedef alındı 
Kaybedecek ne'leri kaldı?!!
...

Gazzelilere yardım etmeye de, istemeye de, belki gerek kalmayacak;
 İsrâil soykırımlarının sonucunda, belki Gazzeli kalmayacak demeye, varmıyor dilim;
Dinde kardeş,  yaratılışta eşlerimize yaşatılan acı, çok derin ve elim,
Bu insanların o topraklarda doğmaktan, Müslümanlar olmaktan başka ne suçu vardı diye, hesabını sorarsa Rabbim,
Kimseden kimseye fayda olmayan günde ne olur, nice olur hâlim?!!!
Zalimlerin hakkından gelmemize, yardım et eyy, Halim.

..


Gelse?, ne yüzle bakarız, Resulullahın yüzüne?, biz’den yüz çevirmezse;
Gelse?, ne yüzle geliriz, Resulullah ile göz göze?, bakışlarını bizden çevirmezse?!

...


Hasbünallah, ve ni'mel vekil: Allah bize yeter, ''O,'' ne güzel vekildir.
Gazzeli, Filistinli mazlumların dillerinden düşürmediği bu duayı,
İman ve vicdan sahiplerinin cehaletten, dalâletten, ataletten, gafletten, Galü Belâ'daki sözlerine ihanetten kurtulmamız, kurtulmaları niyetiyle, tekrar tekrar tekrarlıyorum.
Rabbimizin yardımıyla, ''Nehirden-denize'' Gazze'nin,  Filistin'in o bereketli topraklarının, Doğu Türkistan’ın ve tüm dünya mazlumlarının  bizim ellerimizle. büyük özgür - özü gürlüğüne, kavuşmasının duacısıyım.
   Muhammed Resulullahın, hayatından zalim siyonistlerle, zalim Çin, zalim Hindistan yönetimi, zallam münafıklarla mücadeleyi; Hz. Musa’nın hayatından sömürü sistemini temellerinden sarsıp, kökünden söküp atmanın ip uçlarını yakalayabilmemiz, zalimlerin bizim ellerimizle yerle bir olduğu  günlerin şehidliğine veya şahitliğine kavuşabilmemiz duasıyla...

Hatice ERDOĞAN

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.